4. Telekomünikasyon Zirvesi Sapanca’da gerçekleşti

telkoder_zirveSerbest Telekomünikasyon İşletmeleri Derneği’nin sektör temsilcilerinin katıldığı 4. Telekomünikasyon Zirvesi, 19-20 Şubat’ta Sapanca Güral Otel’de yapıldı.

Zirveye konuşmacı olarak katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye’nin iletişimde büyük bir gelişim gösterdiğini kaydetti. Yıldırım, “Dünya krizle boğuşurken Türkiye’de iki sektör dimdik ayakta durdu. Bunlardan biri bankacılık, finans sektörü; diğeri ise iletişim sektörüdür. 10 yılda bu seviyeye geldik. Bu sektör daha da gelişecektir” dedi.

İletişim sektöründe serbestleşmenin 1998 yılında başlamasına rağmen 2002 yılına kadar Telekom’un satışı ile ilgili tartışmaların süreci yavaşlattığını belirten Yıldırım, 2004 yılında verilen GSM lisansları ile birlikte serbestleşmenin önünde teorik de olsa engel kalmadığını vurguladı.

Bakan Yıldırım, serbestleşmeden örnekler verirken Türk Hava Yolları’nın yaptıkları çalışmaları şu şekilde anlattı. “Havacılıkta Türk Hava Yolları’nın payı yüzde 99 idi. Dış hatlarda da charter seferi, iç dış 33 milyon yolcumuz var. Yani Madrid Havaalanı’nınyolcularının yarısı bile değildi. Neyin kavgasını yapıyoruz. 3 saatlik uçuşla 60 ülkeye gidilecek yerdeyiz. Ancak böyle kısır döngüye girdik. Bunu değiştirmemiz gerektiğini söyledim. Dediler ki Türk Hava Yolları’nı batıracak, 75 yıllık yatırımı bitirecek. Aklınıza hayalinize gelmeyecek yerlerden dirençle karşılaştık. Projeye inandık, arkasında durduk.

Kararlılığımızı gösterdik. Özel sektöre havacılığı açtık, iç hatları da dış hatları da açtık. Türk Hava Yolları’nın payı yüzde 49-50 düşerken, taşıdığı yolcu 27 milyon oldu. Pazar payı yüzde 99’dan yüzde 49’a düşmüş. Uçuş sayısı 76’dan 130’a çıkmış. Uçak sayısı ise 59’dan 132’ye çıkmış. Çalışanı 47 binden 100 bini aşmış. Ciro ise 2 milyardan 8 milyar liraya ulaşmış. İşte serbestleşmenin sonuçları. Şimdi herkes, her gelirden insan uçağa biniyor. İnsanımızın özgüveni arttı. Geçen Sabiha Gökçen Havaalanı’nın bagaj bölümünde idim. Van ve Antalya uçağı inmiş. Lüks bavul ve 3 çuval gördüm. Ne güzel manzara. Ayrı dünyaların insanı olmaktan kurtarılıyor.”

Havacılık sektöründeki serbestleşmenin bir benzerinin telekomünikasyon sektöründe de kısmen yapıldığını söyleyen Yıldırım, ”Biraz daha hızlanalım, biraz daha paylaşımcı olalım, paylaşmayı bilelim. Küçük olsun, benim olsun mantığını bırakalım. Bir zaman gelecek ki, yakın zamanda elinizde tuttuğunuz, kimseye koklatmadığınız bu altyapı hiçbirinizin işine yaramayacak. Teknoloji bunu getirecek. O zaman hepimiz yoklukta eşit hale geliriz. İstediğimiz bu değil. İstediğimiz, elimizdeki imkânları paylaşmak” şeklinde değerlendi.

Büyük firmaların sektörün yeni üyelerine gerekli desteği vermesi gerektiğini Yıldırım, ”Şu anlamsız kavgayı bırakalım, Ben kullanacağım, o kullanacak, altyapı benim, altyapı senin derken, yarın bir gün tıkanacağız. Konuşmayı bile yapamaz hale geleceğiz. O hızla büyüyoruz. Süratle altyapı yapmamız lazım. Telli, telsiz, ne bulursak. Yapılıyor zaten. Önüne gelen, kablo atıyor. Elektrik şirketleri yapıyor, belediyeler yapıyor. Önüne gelen kablo atıyor. Atsın. Biliyorlar ki, onun bir taliplisi olacak. Onlar turşusunu kursunlar. Turkcell orada, Telekom burada. Bunlar beklesinler, bunlara da ihtiyaç olmayacak. Sektörde bazen küçükler de rahat durmuyor. Geliyor yanına, bir tekme atıyor, Of ayağım diye tutmaya başlıyor. Yahu ne tekme atıyorsun? Gücüne göre iş yap. Sınırsız tarife, bilmem ne… Etin ne, budun ne? Bırak gücün neye yetiyorsa, o işle uğraş. Öbürü de tabii başlıyor, Sen misin böyle yapan. Ondan sonra, yetiş ya Tayfun Acarel. Doktor gidiyor, iş işten geçmiş oluyor. Tedavi süresi biraz zaman alıyor.” dedi.

Geniş bant ve uydu üzerinden yapılan yayıncılık hizmetinden hem Özel İletişim Vergisi alındığı hem de içeriğinde vergilendirildiğini dile getiren Yıldırım, vergi sisteminde düzenlemelerin kaçınılmaz olduğu belirterek şunları söyledi: ”Bu vergi sistemiyle daha fazla devam edemeyiz. Katma değerli hizmetleri geliştiremeyiz. Çünkü vergi tanımlamaları çok farklı mantıkta. Bu içerik midir, ses midir, film midir, ilim midir, bunların ayrımını kim yapacak? Kavga burada başlıyor. Bu yoldan ne geçerse, ben hakkımı alırım, diyor. İki sefer para ödüyorsunuz. Bir satın alırken, bir de taşırken ödüyorsunuz. Ondan sonra da fazla bir şey kazanılmıyor. Demek ki biz, anlaşılır bir vergi sistemine, olağanüstü şartlarda konulmuş bu vergilerden tek bir vergi sistemine geçersek, işletmelerin de yanlış yola gitmelerine zemin hazırlamayız. Yanlış yola gidiyorlar, demiyorum. Mecbur kalıyorlar, izah etmekte zorlanıyorlar. Vergici, telekomünikasyoncuyu bilmez, bilişimi bilmez. Bunları gözden geçireceğiz. Bunlar teknolojinin bize getirdiği, hepimiz için yeni şeyler.”

4. Telekomünikasyon Zirvesi ‘nin açılış konuşmasını yapan TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Ata Arıak, geçen yıl, internet hizmetinden alınan vergilerin düşürülmesinin işletmeciler ve tüketiciler açısından çok önemli olduğunu ifade etti. Sabit telefon hizmetinin, geçen yıl yasal olarak rekabete açıldığını anımsatan Arıak, ancak uygulamada henüz bir sonuç alınamadığını söyledi. Toptan hat kiralanması ve yalın DSL uygulamasının başlatılması gerektiğine dikkati çeken Arıak, sabit ara bağlantı ücretlerinin düşürülmesi, sabit numara taşınabilirliğinin uygulanması, vergilerin düşürülmesi, wimax yetkilendirilmesinin yapılması ve altyapı-hizmet ayrımının sağlanmasını istediklerini anlattı.

Açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarel ise son dönemde, sabit geniş bant internet abone sayısında fazla gelişme olmamasına rağmen, mobil geniş bant internet abone sayısında ciddi artış yaşandığını belirtti.

Yazan 22 Şubat 2010 Pazartesi. Kategori Fotolar, Kurumsal, Manşet, Son Dakika. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapalı

Yoruma kapalı

Foto Galeri

Giriş | 2004-2017 © PC TIME