Deloitte “BT – İş Dünyası Dengesi 2009” araştırması yayınlandı

deloitteDeloitte’un gerçekleştirdiği bilgi teknolojisi kullanımının iş  dünyasındaki yansımalarını  ele alan “BT – İş Dünyası Dengesi 2009” araştırmasına Türkiye’den de çok sayıda kurum katkıda bulundu. 28 ülkeden farklı sektör yöneticilerinin yanıt verdiği araştırma, BT yöneticilerinin iş hedeflerine yönelik katma değerli proje yaratma konusunda geçmişe oranla daha büyük bir baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Yatırım bütçelerinin dağılımına bakıldığında kurumların bilişim güvenliği konusunda hala kapsamlı bir stratejiye sahip olmadıkları anlaşılıyor.

Deloitte’un bilgi teknolojisi kullanımının iş dünyasındaki yansımalarını ele alan “BT – İş Dünyası Dengesi 2009” araştırması yayınlandı. 5 kıtada 28 ülkedeki farklı sektörlerden kurumların BT ve diğer iş birimi yöneticilerinin katılımı ile çarpıcı bulguları ortaya koyan bu araştırmaya Türkiye’den de ilgi yüksekti. Belçika, İtalya ve Kolombiya’dan sonra  Türkiye 45 kurum ile bu araştırmaya en çok katılım sağlayan 4. ülke oldu.

Araştırma Bilişim Teknolojileri (BT) yönetimlerinin günümüzde katma değerli iş yaratma konusunda geçmişe oranla daha fazla baskı altında olduğunu ortaya koyuyor.

Bilişim teknolojileri yönetimi, gerek kararlara katılım, gerekse stratejik yönetim anlamında henüz arzulanan düzeyde değil. Ancak BT yöneticileri ve diğer iş  yöneticileri, özellikle kriz şartlarında teknolojinin sunduğu faydaların  etkisinin görülmesi ile daha çok iletişime girdiği gözlemleniyor.

Ortak bir dil oluşturma

Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Ortağı Cüneyt Kırlar, “BT – İş Dünyası  Dengesi 2009” araştırma sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

“Günümüzde teknoloji üreticisi şirketler adeta kimlik değiştirerek güvenilir iş danışmanlarına dönüşüyor. Bu kurumlar, sadece yenilikçi teknolojiler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda iş ihtiyaçlarını da karşılayan kapsamlı entegre çözümlere yöneliyorlar. Günümüzde bilişim endüstrisi iş dünyasının kendi kavramlarıyla konuşmaya başlamışken, BT yönetimleri ve diğer iş yöneticilerinin de birbirleriyle olan iletişimlerini artırması kaçınılmaz bir durum arz ediyor. BT’den beklentiler, özellikle kriz şartlarında çok farklı bir noktaya geldi: Daha fazla otomasyon ve verimliliğin de ötesinde BT’nin müşteri memnuniyeti, daha iyi ürünlerin geliştirilmesi, ciro ve karlılığın artışı gibi birçok aşamada kurumlara ciddi bir katma değer yaratması bekleniyor. Bu da CIO’ları kurumun içinde farklı bir noktaya taşıyor”.

Deloitte araştırmasına yanıt veren katılımcılar, özellikle dış kaynaklı hizmetler konusunda BT ve iş birimlerinin ortak kararlar verme eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor. Buna karşılık, üst yönetim kademesinde kurumların yumuşak karnı olan bilişim güvenliği konusundaki farkındalığın zayıflığı ise bu araştırmayla birlikte bir kez daha kanıtlanmış oldu. Bilişim güvenliği için gerekli bütçeyi ayırma noktasında yaşanan tereddütler, güvenlik risklerinin yüksekliğini ortaya koyuyor.

BT Yönlendirme Komiteleri

İş ve BT yöneticilerinin bir araya geldiği BT Yönlendirme Komiteleri, iş hedefleriyle BT çalışmalarının uyumlu hale getirilmesini hedefliyor. Deloitte “BT – İş Dünyası Dengesi 2009” araştırması ülkemizdeki firmaların %45’inde BT ve iş temsilcilerinin olduğu bir BT Yönlendirme Komitesi’nin resmi olarak bulunmadığını ortaya koyuyor. Geçen yıl bu oran %60 ile daha yüksek bir seviyedeydi. Bu durum yönetim kademelerinde söz konusu ihtiyacın yavaş yavaş anlaşılmakta olduğunu gösteriyor.

BT Yönlendirme Komitesi’nin eksikliği, BT stratejileri ve BT yatırımları hakkında çoğu kez BT ve iş birimlerinin birbirlerinden habersiz olduğunun göstergesidir. Bunun doğal sonucu da gerçekleştirilen yatırımlardan şirket hedefleri doğrultusunda fayda sağlanamaması ve kaynakların boşa harcanmasıdır.

Araştırma ülkemizde bilgi teknolojileri konularının yönetim kurulu seviyesinde kurumların yaklaşık %40’ında nadiren gündeme geldiği, %45’inde düzenli olarak, %10’unda ise daima görüşüldüğünü ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl yapılan araştırmanın sonuçlarına göre bu yıl bu oranlarda küçük de olsa bazı iyileşmeler gözlemlendi. Yönetim kurulu toplantılarına BT yöneticilerinin katılması ile ilgili değerlendirmede katılımcıların %28’i toplantıların tümüne BT yöneticilerinin katıldığı yönünde bilgi verirken %61’i toplantılara çok az sıklıkta veya hiç katılmadıklarını bildirdiler.

Kurumlarda BT stratejisinin kurum genel hedefleri ile uyumu konusundaki değerlendirmede ise katılımcıların %36’sı sadece bütçe dönemlerinde stratejik uyumun sağlanması ile ilgili çalışmaların yapıldığına dikkat çekiyor. Bu bulgulardan hareketle ülkemizde halen kurumlarda BT Yönetişimi konusunda eksiklikler bulunduğunu söyleyebiliriz.

Teknoloji gerçekten işe yarıyor mu?

Deloitte araştırmasına yanıt veren her dört katılımcıdan üçü son iki yılda BT projelerinin özellikle daha iyi ürünler geliştirmeye ve iş süreçlerinin otomasyonuna katkı sağladığını ifade ediyor. Her üç katılımcıdan biri ise BT projelerinin, müşteri memnuniyeti sağlama ve süreçlerde verimliliği %10 civarında artırdığını kabul ediyor.

Araştırma kapsamında profesyonellere BT teknolojilerinden önümüzdeki üç yıl için beklentileri sorulduğunda, müşteri memnuniyetinin sağlanmasının yanı sıra karlılık ve operasyonel verimliliğin artırılmasının en temel beklentiler olduğu anlaşıldı. Geçmişte olduğu gibi ürün geliştirmeye katkı vermesinin yanı sıra önümüzdeki dönemde karlılık ve verimliliği artırma beklentisi, bilgi teknolojilerinin iş hedeflerine destek olma bağlamında, mevcut konumunu giderek güçlendiriyor.

İşin ucundan kim ne kadarını tutuyor?

Deloitte araştırması  kurumlarda BT projelerini başlatan ve üreten ekiplerle ilgili bazı  soruları katılımcılara yöneltti. Her üç katılımcıdan biri BT yöneticileri ve ekiplerinin proje başlatma ve üretme faaliyetinde yer almadığını belirtti. Bu da birçok projenin fikir bazında BT birimleri dışında geliştiğini gösteriyor. Bunu doğrulayan bir başka gösterge de BT projelerinin üretiminde BT ile iş birimlerinin ortak çalıştığını belirten katılımcıların oranının %7 gibi çok düşük bir seviyede kalması oldu. Bu durum projeler konusunda BT yöneticileri ile iş birimleri yöneticileri arasında yeterli iletişimin olmadığını gösteriyor.

Buna karşılık bütçe kullanımı  konusunda ise BT yönetimlerinin hala üst düzey yönetime çok bağlı olduğu anlaşılıyor. Katılımcıların çoğunun bütçelerini bağımsız olarak kullanamadığını belirttiği Deloitte çalışmasında, yöneticilerin %25’i, bütçelerinin sadece %10’luk kısmını, üst yönetimden bağımsız olarak harcama kararı verdiğini söylediler.

Bu arada dış kaynak kullanımı  kurumlarda belli bir olgunluk düzeyine erişmiş görünüyor. Kurumların %60’ı dış kaynaklı hizmetleri kullanmayı  “Güvenli” bulurken, %16’lık bir kesim de “Çok güvenli”  yanıtını verdi. Artık kurumlarda bu tip projelerin giderek daha fazla sayıda resmi anlaşma ve hizmet seviyeleri anlaşmaları (SLA) ile desteklendiği anlaşılıyor.

Bilgi güvenliği yatırımları  artmalı

Deloitte araştırmasına göre şirketlerin üçte ikisinde bilgi güvenliği ve gizlilik projelerine BT bütçesinden ayrılan pay %5’in altında kaldı. Katılımcıların sadece %9’u BT bütçelerinin %10’undan fazlasını bilgi güvenliği ve gizlilik projelerine aktardığını ifade ederken, iş sürekliliği sorunlarının %18, bilgi bütünlüğü ile ilgili olayların ise %16 ile kurumlarda en yüksek oranda görülen sorunlar olduğu söyleniyor.

Araştırmaya katılanların büyük çoğunluğu güvenlik ihlali konusunda bir sorun yaşamadıklarını  ifade ederken, bu konuların kurumsal prestij ve marka güvenilirliği açısından kritik önemi sağlıklı yanıtlar almayı güçleştiriyor.

Sonuç olarak yatırım bütçelerine bakıldığında güvenlik ve gizlilik ile ilgili konularda halen yeterli üst yönetim desteğinin sağlanamadığı, politika ve prosedürlere uygunluğun izlenmesi konularında üst yönetimin yeterli yaptırımları uygulamadığı ortaya çıkıyor.

Türk katılımcıların profili

  • Türkiye’den 45 kurumun katıldığı araştırmadaki Türk katılımcıların dörtte biri üst düzey yönetici iken (CEO, Genel Müdür, CFO…)  dörtte üçü BT yöneticisi pozisyonunda çalışıyor.
  • Yine ülkemizden katılan kurumların %77’si BT servislerini kullanan ve çalışan sayısı 500 kişinin üzerinde bulunan büyük organizasyonlardır
  • Katılımcıların %55’i finans sektöründe faaliyet gösterirken, kalan %45’lik bölümü diğer sektörlere dağılmış durumdadır
  • Katılan kurumların %55’inin BT bölümü çalışan sayısı 50 kişi ve üzeri iken %6’sı 5 kişiden azdır. BT bölümlerinin büyüklüğü kurumdaki BT servislerinden faydalanan kullanıcı sayılarıyla kıyaslandığında genellikle büyük organizasyonların büyük BT bölümlerinin olduğu görülüyor.

Deloitte 2010 yılında katılımı  küresel olarak daha da artırarak bu araştırmayı sürdürmeyi planlarken, ülkemizde BT Yönetişimi, BT  Eğitimleri, BT Yönetimi, BT Dış Kaynak Kullanımı ile BT Güvenliği ve  Gizlilik konularında ülkemizdeki sorunların ve ilerlemelerin düzenli olarak tespitini sağlamayı hedefliyor.

Yazan 23 Ocak 2010 Cumartesi. Kategori Kurumsal, Manşet, Röportaj, Son Dakika. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapalı

Yoruma kapalı

Foto Galeri

Giriş | 2004-2017 © PC TIME