Monitör Tasarımlarının Evrimi: Zamanda Yolculuk

Bir zamanların eski CRT (Cathode Ray Tube – Katot Işın Tüpü) monitörlerini, o bej ve devasa ihtişamı, kimler hatırlıyor? Artık neredeyse her ay monitör alanında yenilikler piyasaya sürülüyor. Durum böyleyken ilk ekranların geliştirildiği günden beri nelerin değiştiğini unutmak çok kolay oluyor. O günden beri, monitör piyasası sürekli gelişerek ürünlerinde müşterilerin farklı ihtiyaçlarına ve yaşam tarzlarına uyacak şekilde yenilikler yaptı. Bu yenilikler arasında, tasarımları geliştirmek ya da hiç olmadığı kadar keskin çözünürlükler gibi yeni ekran teknolojileri de bulunuyor. Ancak 4K çözünürlükler ve kavisli ekranlar arasındayken, buralara nasıl geldiğimizi hâlâ hatırlayan var mı?

Yıllardır piyasaya hakim: Katot Işın Tüplü (CRT) monitörler

Kendi döneminde çığır açan modeller: 4:3 CRT ekranlar
Eğer birine 1990’larda iki monitörlü bir kurulumu denemesi söylenseydi, yapılabilecek tek şey, bu kişinin sağlam ve büyük bir masaya sahip olduğunu ummak olurdu. 2000’lerin başına kadar, ofislerde ve evlerde en sık kullanılan ekranlar CRT ekranlar idi. Bu CRT ekranlar, ağırlıkları ve görsel olarak çok da harika olmamaları ile bilinirdi. Çoğu insanın tahmin ettiğinin aksine, ilk CRT ekranının tarihi aslında 1897’ye dek uzanıyor ve bu ekran, Alman fizikçi Karl Ferdinand Braun tarafından geliştirildi. Braun, bu cüsseli icadının aslında gelişime ön ayak olarak günümüzde 5.2 mm profiline sahip AOC PDS241 gibi 1 cm’den az bir kalınlığa sahip ekranlara dönüşen bir dizi gelişimin ilk dönüm noktası olduğunu bilemezdi. Günümüzün ince ekranlarının aksine, CRT modeller neredeyse bütün masa alanını kolayca kaplayabilirdi. Örneğin 1990’larda piyasaya çıkartılan CRT bir ekran olan AOC CT720G modeli, fosforlu ekranda monitör görüntüsünü üretmek için içindeki renkli katot ışınlı tüplere yer vermek için 41.9 cm kalınlığındaydı. 

Ancak kalınlık, bu monitörleri modern ekranlardan ayıran tek tasarım boyutu değildi. Bu monitörler de 4:3 formatında sunuluyorlar ve genellikle pek de heyecan verici olmayan bej bir kasaya sahipler. Ve her ne kadar bu cüsseli arkadaşlarımıza bugün bir tebessüm ile bakıyor olsak da, CRT ekranlar da 2000’lerin başlarına kadar monitör piyasasına egemen olmayı başardılar. Ancak o zaman LCD monitörler, toplu pazarda daha uygun fiyatlı ve popular hale geldi – ve bu ekranlar, tasarımlarında birtakım müthiş ilerlemeler kaydetti.

Daha kompakt ve enerji verimli: LCD monitorler

Yeni bir devir: LCD monitörler
LCD monitörler ancak 2000’lerin başında geniş popülerlik kazansa da ilk LCD ekran, 1972’de gün ışığına çıkmıştı. Ancak uzun bir süre, LCD modelleri üretmek ve satın almak çok pahalıydı. Bu da, CRT modellerinin yarım yüzyılı aşkın bir süre boyunca piyasaya hakim olmasını beraberinde getirdi. Yıllar içinde, piyasa yine de değişti. Sadece enerji standartları değil, aynı zamanda insanların daha iyi tasarımlar ve yeni teknolojiler talebi de daha büyük, ince ve daha şık modellerin yapılmasını sağladı. Filtre katmanları, cam ve sıvı kristalden yapılan LCD ekranlar, artık işlev gösterebilmek için aynı cüsseli katot ışını tüplerine ihtiyaç duymaz oldu. Böylece imalatçılar, büyümekte olan piyasanın gereksinimine yanıt verebilmek için modeller geliştirdiler. Bir anda, daha önce hiç olmadığı gibi, daha keskin görüntülere ve daha düşük enerji oranlarına sahip ekranlar üretmek mümkün hale geldi. Dahası, yalnızca hoş görünen yeni tasarımlarla bir şeyler denemek olanaklı olmadı, aynı zamanda bunlar, kullanıcıları için daha ergonomik hale de geldi. İlk olarak, pozisyon ayarlamaları daha kolay bulunabilir hale geldi, böylece örneğin monitörü eğmek mümkün oldu. Bu gelişme, hâlâ kullanıcı deneyimini anlamlı şekilde geliştiriyor. Katot ışınlarının küçük miktarlarda x-ray ışıması yaydığından uzun süre korkulan CRT’lerin ortadan kalkması ile, monitörlerin uzun süreli kullanımı hakkındaki sağlık endişeleri daha da azaldı. 

Red Dot Tasarım Ödülü kazananı:
Dokunmatik tuşlu ve 3 taraflı ayarlanabilir ayaklı AOC Angelo

2000’lerin ortalarında, monitör tasarımları o kadar büyük değişikliklerden geçti ki, o cüsseli CRT monitörlerin zamanları çoktan unutulmuş gibiydi. Örneğin 2008 yılında AOC, dokunmatik tuşlu ve 3 taraftan ayarlanabilir ayağa sahip 16:9 LCD ekranı, Red Dot Tasarım Ödüllü Angelo’yu piyasaya çıkardı.

IF Ürün Tasarım Ödülü kazananları:
katlanabilir ayaklı AOC Razor (üstte)
ve ince çerçeveli ve ayrılabilir ayaklı  AOC 57 serisi (altta)

Başka tasarımlar da geldi geçti. Bunlar arasında duvara kolayca monte edilebilen katlanabilir ayağa sahip iF Ürün Tasarım Ödüllü AOC Razor, ya da yine iF Ödüllü, süper dar bir çerçeveye ve ayrılabilen bir ayağa sahip AOC 57 serisi bulunuyor. Bunlar gibi modeller, yalnızca bugünkü tasarım ve inovasyon yarışının başlangıcını değil, aynı zamanda artan kişiye özel ürün anlayışını da oluşturdu.

Ultra geniş, kavisli oyun monitörü: AOC’nin AG352QCX modeli

Bugün: Daha geniş, daha ince, daha hızlı – her yaşam tarzı için ekranlar
Monitör tasarımları nasıl değişti? Pek çok üründe olduğu gibi, müşterilerin ihtiyaçları ve istekleri, hiç olmadığı kadar spesifik bir hal aldı. Tarzını önemseyen ofis kullanıcısı, rekabetçi oyuncu, profesyonel grafik tasarımcısı ya da ev kullanıcısı – işte böyle bir ortamda, üreticilerin bu kişilerin ihtiyaçlarına ve yaşam tarzlarına yönelik hazırladığı özelleşmiş tasarımlar ve teknolojiler ile bazı niş piyasaların gerekliliği ortaya çıktı. Çağdaş monitör tasarımlarının genellikle tamamen farklı ihtiyaçları ve istekleri olan farklı müşteri gruplarına görsel ve işlevsel olarak hitap etmesi gerekmektedir. Grafik tasarımcılar daha çok yüksek görüntü kalitesi ve ergonomik işlevler ararken günümüz profesyonelleri ise kendilerinin yalnızca verimli bir şekilde çalışmalarını değil, aynı zamanda da masalarında hoş duran şık ve işlevsel monitörleri tercih edebilirler. Sonuç olarak, meşhur Studio F. A. Porsche tarafından kavramsallaştırılan AOC PDS241 ve PDS271 gibi yenilikçi monitör tasarımları, böyle kullanıcılar için cazip hale geldi. I/O (giriş/çıkış) bağlantılarını ekrandan ayıran eşsiz modüler yapısı, son dönem çıkan akıllı telefonların çoğundan daha ince olan, aşırı ince 5.2 mm’lik bir profile sahipti. Güç ve ekran kablosunu kıvrımlı asimetrik ayaktan vererek özellikle temiz ve şık bir görünüm sunuyor. 

“3 taraftan da çerçevesiz” ve kıvrımlı, asimetrik bir ayağa sahip ekstra ince tasarım:
Studio F. A. Porsche ile işbirliği ile geliştirilmiş  AOC PDS241

Günümüz monitörlerinin daha büyük ekran ölçüleri sunarken daha ince ve hızlı bir hale geldiğini söylemek doğru olur. Esporun ve rekabetçi oyunların giderek daha fazla rağbet görmesi nedeniyle, günümüzde pek çok kullanıcı . kendilerine sadece daha kısa tepki süreleri ve daha yüksek yenileme oranları sunan ekranlar değil, aynı zamanda sürükleyici bir oyun deneyimini sağlayacak tasarımlara sahip ekranlar da istiyorlar. Piyasadaki kavisli ekranlar – ilginç bir şekilde bunlar aslında ilk kez 1952 yılında TV sektöründe ortaya çıktı – oyun toplulukları arasında popüler oldu. 21:9 formatı, 2000 mm kavisi, 4 ms’lik tepki süresi, 200 Hz’lik yenileme oranı ve Adaptive-Sync desteği ile, AOC’nin AGON AG352QCX modeli, bu gelişimin bir örneği. Ergonomik ayar seçenekleri de bir hayli ilerledi. Geçmişin CRT monitörleri, temel sağa sola dönme işlevlerinin ötesine pek geçemiyordu, oysa günümüz ekranlarının çoğu eğilebilir, rotasyon yapılabilir ya da ekranın yüksekliği ayarlanabilir. Örneğin AG352QCX modeli, ayağının yükseklik, eğilme ve sağa sola dönme ayarı seçenekleri sayesinde oyuncuların oyun oynarken sağlıklı bir duruşu da korumalarını sağlıyor.

Artık ofis ortamlarında bile iş monitörleri, cüsseli ve sıkıcı görünmemeli. İşte bu yüzden örneğin AOC “3 taraftan da çerçevesiz” tasarımlarıyla Pro Ürün Grubunu da güncelliyor: 90 serisi monitörleri, kullanıcıların tamamen ekranın içeriğine odaklanmalarını sağlıyor ve birkaç ekranın yan yana koyulduğu çoklu monitör kurulumlarını da çok daha akıcı bir hale getiriyor. 

Yazan 02 Haziran 2017 Cuma. Kategori Güncel, İnceleme, Manşet, Son Dakika. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapalı

Yoruma kapalı

Foto Galeri

Giriş | 2004-2017 © PC TIME