Müşteri istedi, perakende markaları dijital dönüşümde gaza bastı

Perakende sektöründe faaliyet gösteren birçok markanın dijital dönüşüm yolculuğuna hız verdiğini söyleyen Positive Kurucu Ortağı Caner Istı, tetikleyici unsurun tüketicilerden gelen talepler olduğunu söyledi.

Perakende markalarına dijital dönüşüm çözümleri sunan Positive’in Kurucu Ortağı Caner Istı, sektörün dijital dönüşüm alanında son iki yılda kaydettiği ilerlemenin dikkat çekici olduğunu söyledi. Diğer birçok sektörün aksine, perakendenin dijital dönüşümünde en büyük tetikleyici unsurun tüketiciler olduğunu kaydeden Istı, “Teknolojinin olanakları çok geniş. Şu an perakende markaları bu olanakları ağırlıklı olarak tüketicilerden gelen yönlendirmeler ile şekillendiriyor. Akıllı cihazların sağladığı avantajları sonuna kadar kullanmak isteyen tüketicilerin talep ve beklentilerine karşılık vermek isteyen markalar da dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunun farkındalar” dedi.

Satın alma kararında ilk faktör kargo

Tüketicilerin artık bir ürünü internetten sipariş ettikten sonra 3-4 günü bulabilen kargo sürecini beklemek istemediğini ya da bir ürünün renk veya bedenini bulabilmek için mağazaları gezmeyi zaman kaybı olarak gördüğünü ifade eden Istı şunları söyledi:

“TÜSİAD’ın geçtiğimiz günlerde yayınladığı ‘Dijitalleşen dünyada ekonominin itici gücü: E-ticaret’ başlıklı rapora göre, online alışveriş yapan tüketiciler için kendilerine sunulan en cazip değer teklifi ücretsiz teslimat. Dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de ücretsiz teslimat tüketiciler için en önemli değer önerilerinin başında geliyor. Forrester’ın araştırması ise online alışverişte satın alma kararının verilmesinde en önemli faktörün yüzde 59 ile kargo olduğunu gösteriyor.

Tüketicilerin yüzde 44’ü ise mağazadan teslim seçeneği bulunursa online alışveriş yapabileceğini söylüyor. Bu tür talepler internetten satın alınan ürünün fiziksel mağazadan teslim alınmasını ifade eden Click & Collect gibi farklı teslimat modellerinin ve yeni teknolojilerin de önünü açıyor. Türkiye gibi alışverişin sosyal hayatın bir parçası olduğu ülkelerde online ve offline’ı bir araya getiren bu tür teknolojilerin markaları başarıya taşıma potansiyeli çok yüksek. Üstelik Click & Collect yöntemini tercih eden tüketicilerin önemli bir kısmı, ürünü mağazadan alırken mağaza içinde de ayrıca harcama yapıyor. Bu oran İngiltere’de yüzde 25’e, ABD’de yüzde 27’ye kadar çıkabiliyor. Mağazadayken özel indirim ya da kampanya sunulması durumunda ise yüzde 50’ye yaklaşan oranlara ulaşmak mümkün olabiliyor.”

Tüm kanalları entegre eden bir strateji

Kasasız mağazacılık örneğinin de gösterdiği gibi, teknolojik olarak artık neredeyse her şeyin yapılabilir noktaya geldiğine dikkat çeken Istı, “Bu gerçeğin farkında olan perakende markaları yol haritalarını dijitalleşmeye göre belirliyor. Burada dijitalleşme derken, sadece dijital satış kanallarından değil, ERP’den stok yönetimine, tüm iş süreçlerinin dijitalleşmesinden söz ediyoruz. Dijital kanallar bunun en önemli ayaklarından birisi ancak süreç olarak ele alınırken bunu tüm perakende süreçlerine entegre edecek şekilde planlamak gerekiyor” dedi.

Omni-channel çözümleri uygulayabilmek için ele alınması gereken en önemli noktanın online ve offline satış kanallarını entegre çalışacak biçimde kurmak olduğunu söyleyen Istı, omni-channel dünyasına ilk adımı atmak isteyen kurumların, mağazacılık yazılımları ile web sitesi ve mobil uygulama gibi online alışveriş kanallarının entegrasyonunu yapmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Yazan 24 Mayıs 2017 Çarşamba. Kategori Ekonomi, Güncel, Manşet, Son Dakika. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapalı

Yoruma kapalı

Foto Galeri

Giriş | 2004-2017 © PC TIME